OTOBÜSLÜ DOĞU ANADOLU TURU

Rezervasyon Fiyatı Hesaplayın

Alışılmış tatil rotalarını bir kenara bırakın; ezberleri bozmaya, bulutların ülkesine gidiyoruz! Tarihin ilk yazıldığı, medeniyetlerin kök saldığı ve doğanın en vahşi, en asil yüzünü sergilediği Doğu Anadolu, keşfedilmeyi bekleyen devasa bir açık hava müzesidir.

Güneşin altın gibi parladığı kayısı bahçelerinden, gökyüzüne dikine uzanan kanyonlara; baraj göllerinin ortasında saklı kalmış antik kalelerden, asırlık taş işçiliğiyle büyüleyen Selçuklu medreselerine kadar her anı hayranlık uyandıracak bir coğrafya sizi çağırıyor.

Kafkas ritimlerinin coşkusunu hissetmek, sarp dağların gölgesindeki saklı vadilerde ruhunuzu dinlendirmek ve Doğu’nun o dillere destan samimi misafirperverliğine ortak olmak için bavulunuzu hazırlayın.

Merit Tur güvencesi, konforlu ulaşım ayrıcalığı ve bölgeyi adım adım bilen uzman rehberlerimizin anlatımlarıyla bu eşsiz destanı yerinde yaşamaya davetlisiniz.

19-20-21-22-23-24-25 TEMMUZ

Tur Programı

1. Gün: Antalya | Serik |Manavgat |Alanya | Konya | Bingöl

Akşam belirlenen duraklarımızdan belirlenen saatlerde siz değerli misafirlerimizi aldıktan sonra gece yolculuğumuz başlıyor molalarla birlikte Bingöl varıyoruz

2. Gün: Bingöl | Yüzen Adalar | Muş | Tarihi Murat Köprüsü | Bitlis | Tatvan | Nemrut Dağı

Bingöl de extra olarak kahvaltımızı aldıktan sonra Türkiye’nin keşfedilmeyi bekleyen en sıra dışı doğal güzelliklerinden biriyle tanışmaya hazır mısınız? Bingöl’ün Solhan ilçesinde yer alan tamamen doğal oluşumu, büyüleyici manzarası ve ezber bozan yapısıyla görenleri hayrete düşüren Yüzen Adalar ziyaret ediyoruz Dünyada eşine az rastlanan bu doğa harikası olan Solhan ilçesine bağlı Hazarşah Köyü sınırlarında bulunan Aksakal Gölü üzerindeki bu adalar, tamamen doğanın kendi akışında şekillenmiştir. Gölün ortasında hareket eden, birbirinden bağımsız üç adet ada bulunmaktadır.Halk arasında "Turna Gölü" olarak da bilinen bu krater gölündeki adalar, toprak parçalarının göl üzerinde suyun yönüne ve rüzgarın hızına göre kendi ekseni etrafında ve sağa sola hareket etmesiyle ünlenmiştir. Adaların üzerine çıktığınızda, bir salın üzerindeymiş gibi hareket ettiğinizi hissedebilirsiniz! Sonrasında Doğu Anadolu’nun köklü tarihi, uçsuz bucaksız ovaları ve göz alıcı doğal güzellikleriyle öne çıkan, keşfedilmeyi bekleyen en özel rotalarından biri olan Muş hareket ediyoruz ve ilk durak noktamız olan  Muş-Varto yolu üzerinde, şehir merkezine yaklaşık 10-12 km uzaklıkta yer alan köprünün kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, 13. yüzyıl Selçuklu Dönemi’ne  ait olduğu kabul edilen Tarihi Murat Köprüsü ziyaretimiz sonrasında öğlen yemeklerimizi almak için Bitlis geçiyoruz sonrasında Bitlis’e bağlı olan ancak büyüklüğü ve canlılığıyla bir şehri andıran heybetli Nemrut Dağı ile devasa Van Gölü’nün kucaklaştığı yerde konumlanmış Tarih boyunca doğu ile batı arasında bir köprü vazifesi gören bu güzel ilçe; yemyeşil doğası, modern sahili, krater gölleri ve tren feribotlarıyla geçilmemesi gereken en prestijli duraklarından biri olan Tatvan varıyoruz ve Türkiye'nin en büyüleyici, en gizemli doğal oluşumlarından birine, jeolojik bir efsaneye doğru zirveye çıkıyoruz! Bitlis'in Tatvan ilçesi sınırlarında yer alan Nemrut Dağı ve Kalderası, sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın en özel eko-turizm ve jeopark alanlarından biridir.Burası, tarih sayfalarındaki devasa patlamaların ardından geriye kalan eşsiz krater gölleri, el değmemiş doğası ve büyüleyici biyolojik çeşitliliğiyle adeta yeryüzündeki bir saklı cennet .bu özel yerimizi ziyaret ettikten sonra otele varış akşam yemeği ve dinlenme

KONAKLAMA: The Crater Hotel Tatvan

3. Gün: Van | Ahlat | Van Gölü | Akdamar Adası ve Kilisesi | Van Halı ve Kilim Atölyesi | Tarihi Van Kalesi | Van Kedi Evi | Van Gümüş Atölyesi

Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra Anadolu'nun köklü geçmişine yön veren, Türk-İslam tarihinin en büyük kapılarından biri olan Ahlat'a doğru bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz! Bitlis’e bağlı olan ve Van Gölü’nün kıyısında parıldayan bu kadim topraklar; kendine has kırmızı ve siyah taşlardan yapılan mimarisi, devasa kümbetleri ve yüzyıllara meydan okuyan mezar taşlarıyla tarih ve kültür meraklıları için tam bir başyapıttır.İslam dünyasında"belgelerin ve medeniyetlerin beşiği" anlamına gelen Kubbet-ül İslam unvanına sahip üç şehirden biri (diğerleri Belh ve Buhara) olan Ahlat, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan milli bir hazinedir.bu özel yeri ziyaretimiz sonrasında  Doğu Anadolu’nun en büyüleyici, en gelişmiş ve turizm potansiyeli en yüksek şehirlerinden biri olan Krallıklara başkentlik yapmış köklü tarihi, adeta bir denizi andıran devasa gölü ve dünyaca ünlü kültürel simgeleriyle kültür turlarının en gözde duraklarından biri olan Van gezmeye başlıyoruz sýrasý ile Van Gölü’nün üzerinde yer alan bu eşsiz adaya keyifli bir tekne yolculuğu ile Akdamar Adası ve Kilisesi ulaşılıyor. Ada üzerinde bulunan ve Ermeni mimarisinin en seçkin örneklerinden biri olan Tarihi Akdamar Kilisesi, dış cephesindeki İncil ve Tevrat hikayelerini anlatan taş kabartmalarıyla dünya çapında bir üne sahiptir. Özellikle ilkbaharda badem ağaçlarının çiçek açmasıyla ada tam bir görsel şölene dönüşür. Sonrasında Van’ın kadim sokaklarında yürürken kulağınıza gelen o ritmik "tak-tak" sesleri, yüzyıllardır değişmeyen bir geleneğin haykırışıdır. Urartulardan bu yana gelen dokuma kültürünü günümüzde de yaşatan Van Halı ve Kilim Atölyeleri, Doğu Anadolu’nun köklü el sanatlarını yerinde görmek ve bu büyüleyici zanaata tanıklık etmek isteyen gezginler için adeta birer kültür müzesidir.bu özel yeri ziyaret ettikten sonra  Tarihi Van Kalesi (Tuşba) Urartu Krallığı’nın başkenti Tuşba’nın kalbi olan bu devasa kale, sarp kayalıklar üzerine inşa edilmiştir. Kale üzerinde Urartu kral mezarları, çivi yazılı kitabeler ve surlar yer alır. Kalenin zirvesinden Van Gölü üzerindeki gün batımını izlemek unutulmaz bir deneyimdir ve sonrasında Muradiye Şelalesi: Tendürek Dağı’ndan beslenen suların yaklaşık 20 metreden döküldüğü bu doğa harikası şelale, asma köprüsü ve çevresindeki yemyeşil bitki örtüsüyle harika bir mola ve fotoğraf noktasıdır ve sonrasında  bir gözü mavi, bir gözü kehribar rengi olan, cana yakınlığı ve ipeksi beyaz kürküyle dünyaca ünlü Van Kedilerini yakından görebileceğiniz, koruma altındaki bu özel merkez turun en keyifli duraklarındandır.ve sonrasında Maden sanatının dünyadaki mucidi sayılan Urartuların başkenti Tuşba’da (Van), gümüşün ateşle ve asil bir siyahlıkla buluştuğu o büyülü dünyaya davetlisiniz! Van Gümüş Atölyeleri, binlerce yıllık geçmişe sahip olan ve günümüzde unutulmaya yüz tutmuş Savat Sanatı’nı usta-çırak ilişkisiyle yaşatan, Doğu Anadolu’nun en estetik kültür duraklarından biri olan bu atölye ziyaret sonrasında alışverişlerimizi yapıyoruz ve dinlenmek için otelimize geçiyoruz akşam yemeklerimizi aldıktan sonra dinlenmeye geçiyoruz

KONAKLAMA : Rua Word Hotel Van

4. Gün: Muradiye Şelalesi | Doğubeyazıt | İshakpaşa Sarayı | Iğdır Tuzluca Tuz Mağaraları | Ani Harabeleri | Peynir Müzesi | Kars Kafkas Gecesi

Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra Van’ın saklı cenneti, doğanın tüm ihtişamını gözler önüne seren sizleri unutulmaz bir görsel şölene davet eden Adını Osmanlı Padişahı IV. Murat’tan alan bu doğa harikası, sadece akan bir su değil; coşkuyla çağlayan bir doğa senfonisi olan Muradiye Şelalesi ziyaret ediyoruz  yaklaşık 15-20 metre yükseklikten batan güneşin renkleriyle buluşarak dökülen sular, etrafına yaydığı serinlik ve huzurla ruhunuzu dinlendirecek. Şelalenin üzerine kurulu olan asma köprüden geçerken heyecanı hissedecek, yeşilin ve suyun her tonuna şahitlik edeceksiniz ve sonrasında Ağrı Dağı’nın gölgesinde, medeniyetlerin kesişim noktasında yer alan Doğubayazıt, adeta bir açık hava müzesi gibi sizleri büyüleyici bir zaman yolculuğuna davet ediyor! Tarih boyunca ticaret yollarının ve kültürlerin kalbi olmuş bu kadim topraklar, her köşesinde ayrı bir efsane ve şaheser barındırıyor.Sadece bir ilçe değil, Doğu’nun en görkemli masal kapısı olan Doğubayazıt'ı bizimle keşfettikten sonra Doğubayazıt’ın sarp kayalıkları üzerinde, adeta gökyüzüne dokunacakmış gibi yükselen İshak Paşa Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale  

Devri’ndeki en son ve en görkemli büyük anıtıdır. Sadece bir saray değil; Osmanlı, Selçuklu, Fars ve Barok mimarisinin dünyada eşi benzeri olmayan bir sanat sentezidir.Ağrı Dağı’nın gölgesinde, ovaya hakim bir tepeye kurulan bu 116 odalı şaheser, yapımının üzerinden geçen

yüzyıllara rağmen hala ilk günkü ihtişamıyla ziyaretçilerini büyülemektedir.bu görkemli yeri ziyaretimiz sonrasında Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan ve yüzyıllardır işletilen Tuzluca Tuz Mağaraları, sadece bir maden sahası değil; büyüleyici atmosferi ve şifa dolu havasıyla Türkiye’nin en benzersiz yeraltı dünyalarından biridir! Tonlarca kaya tuzunun oyulmasıyla oluşan bu devasa mağaralar, son yıllarda modern bir Tuz Terapi Merkezi olarak turizme kazandırılmış ve ziyaretçilerin odak noktası haline gelmiştir.Adımınızı attığınız andan itibaren sizi bambaşka bir gezegendeymiş gibi hissettirecek bu yeraltı krallığını bizimle keşfettikten sonra Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin, imparatorlukların ve kültürlerin kesişim noktası olan ızgara planlı caddeleri, taş binaları ve mistik atmosferiyle Türkiye’nin en merak uyandıran rotalarından biri olan Kars ulaşıyor sonrasında Türkiye-Ermenistan sınırında, Arpaçay’ın derin kanyonunun kenarında yükselen Ani Arkeolojik Alanı, sadece bir harabe değil; bir zamanlar Doğu ile Batı’nın, İpek Yolu’nun kalbinin attığı, 100 bini aşan nüfusuyla çağının en büyük metropollerinden biriydi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu kadim kent, yüzyıllar boyunca Ermeni bagratlı krallarından Selçuklulara, Gürcülerden Osmanlılara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, her birinden silinmez izler taşımıştır."Ani bir dünya, ama dünya bir Ani değil" sözünün hakkını veren bu sessiz ve görkemli şehri bizimle keşfettikten sonra Gastronomi tutkunları ve lezzet kaşifleri ekran başına! Türkiye’nin en zengin ve en köklü mandıracılık kültürüne sahip olan Kars, dünyaca ünlü peynirleriyle damaklarda unutulmaz izler bırakıyor. Türkiye’nin ilk ve tek Peynir Müzesi’ne ev sahipliği yapan bu kadim şehirde, yüzyıllık mandıracılık geleneklerini, tescilli lezzetlerin sırlarını ve Kafkas yaylalarından sofralara uzanan o muazzam emeği yerinde keşfediyoruz.Sadece bir tadım değil, adeta bir lezzet tarihi yolculuğu olan bu deneyimi bizimle yaşadıktan sonra konaklamak için konaklamak için otelimize geçiyoruz isteyen misafirlerimizle birlikte Kafkas kültürünün asil ruhunu, yüzyıllardan süzülüp gelen ritimlerini ve göz kamaştıran danslarını yaşayacağınız Kars Kafkas Gecesi, sizleri bambaşka bir dünyanın büyüsüne ortak edecek geleneksel motiflerle bezenmiş otantik mekanlarda, akordeon ve doli seslerinin yankılandığı, her anı dolu dolu geçen bu kültürel şöleni bizimle deneyimledikten sonra otelimize aracımızla geriye gelip dinlenmeye geçiyoruz

KONAKLAMA: Kars Işıl Park Otel

5. Gün: Kars | Kanlı Tabya | Kafkas Gecesi Harp Tarihi Müzesi | Sarıkamış Şehitlikleri | Erzurum | Çifte Minareli Medrese | Üç Kümbetler | Yakudiye Medresesi | Erzurum Kongre Binası | Rüstem Paşa Bedesteni (Taşhan) | Çağ Kebabı

 

Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra Kars’ın şanlı ve fedakar geçmişine doğru, tüyleri diken diken edecek çok özel bir yolculuğa çıkıyoruz. 1828 yılındaki Rus saldırısında bir gece baskınına uğrayan ve tabyadaki askerlerimizin tamamının şehit düşmesi üzerine tarihe "Kanlı Tabya" olarak geçen bu asırlık savunma kalesi, günümüzde Türkiye’nin en etkileyici Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.Sadece askeri envanterlerin sergilendiği bir müze değil; vatan savunması uğruna yazılan destanların, çekilen acıların ve kahramanlıkların adeta canlandığı bu anıt mekan ziyaret ettikten sonra en duygu yüklü ve manevi duyguların zirveye ulaştığı noktasına doğru yola çıkıyoruz. 1914 yılının dondurucu kışında, vatan topraklarını müdafaa etmek uğruna Allahuekber ve Yanıkçam Dağları’ndadondurucu soğuğa, açlığa ve imkansızlıklara karşı savaşarak şehadet şerbetini içen binlerce Mehmetçiğimizin aziz hatırasına ev sahipliği yapan Sarıkamış Şehitlikleri'ni ziyaret ediyoruz ve sonrasında Anadolu’nun çatısı, yiğitliğin ve misafirperverliğin sembolü dadaşların diyarı Erzurum u gezmeye başlıyoruz  deniz seviyesinden binlerce metre yükseklikte, sarp dağların ve uçsuz bucaksız ovaların ortasında kurulan bu kadim şehir; bin yıllık Selçuklu eserleri, milli mücadele ruhunu taşıyan tarihi binaları ve dünya standartlarındaki kış turizm merkeziyle Doğu Anadolu’nun en görkemli kapısıdır.Tarih boyunca krallıkların, imparatorlukların ve Cumhuriyet’in kuruluşunun dönüm noktası olmuş bu asil şehri bizimle sırası ile keşfetmeye başlıyoruz ilk olarak Çifte Minareli Medrese: Erzurum’un sembolü olan, Selçuklu taş işçiliğinin dünyadaki en nadide örneklerinden biri. Heybetli taç kapısı ve dantel gibi işlenmiş taş oymaları arasında zamanda yolculuk yapacaksınız. Üç Kümbetler: Anadolu’da inşa edilmiş ilk anıt mezarlardan olan ve gizemli mimarisiyle açık hava müzesini andıran asırlık Selçuklu eserleri.Yakutiye Medrese: İlhanlı döneminden günümüze uzanan, muazzam çini süslemeleri ve Türk-İslam Eserleri Müzesi zenginliğiyle göz kamaştıran bir kültür durağı. Erzurum Kongre Binası: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının "Vatan bir bütündür, bölünemez!" kararını tüm dünyaya haykırdığı, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o tarihi mekan. Rüstem Paşa Bedesteni (Taşhan): Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Rüstem Paşa tarafından yaptırılan ve günümüzde bölgenin göz bebeği olan siyah kehribar Oltu Taşı zanaatkarlarının toplandığı tarihi alışveriş merkezi. Damak Çatlatan Cağ Kebabı: Erzurum’un dünyaca ünlü, odun ateşinde yatık olarak pişirilen ve özel baharatlarla marine edilen enfes Cağ Kebabını ve tescilli kadayıf dolmasını yerinde tatma fırsatı ve.sonrasında Fırat Nehri’nin en coşkulu kolu olan Karasu’nun hayat verdiği bu kadim topraklar; bir yanda büyüleyici kanyonları ve şelaleleri, diğer yanda ise bin yıllık tarihi ve zengin gastronomi kültürüyle misafirlerine bambaşka bir keşif dünyası sunuyor.Yaşadığı depremlerin ardından küllerinden yeniden doğan, geniş caddeleri ve huzurlu atmosferiyle hayran kalacağınız "Can Erzincan"ı bizimle keşfettikten sonra konaklamak için otelimize geçip akşam yemeklerimizi aldıktan sonra istirahat ediyoruz

KONAKLAMA: Grand Simay Hotel Erzincan

6. Gün: Tunceli | Pülümür Vadisi | Munzur Vadisi Milli Parkı | Efsanevi Munzur Gözeleri | Ovacık Yaylaları | Peltek Feribotu

Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra Erzincan ile Tunceli arasında uzanan ve Doğu Anadolu’nun en vahşi, en el değmemiş, en büyüleyici doğa harikalarından biri olan Pülümür Vadisi'ne hoş geldiniz! Pülümür Çayı’nın asırlar boyunca sarp dağları yarmasıyla oluşan bu devasa vadi; kilometrelerce uzanan kanyonları, dik kayalıkları, şelaleleri ve her mevsim büründüğü renk cümbüşüyle adeta bir yeryüzü cennetidir.Sadece bir yolculuk rotası değil, doğanın kendi elleriyle çizdiği devasa bir sanat eseri olan Pülümür Vadisi’ni bizimle keşfettikten sonra heybetli Munzur Dağları’nın çevrelediği, coşkulu akarsuların hayat verdiği bu kadim coğrafya; sadece göz kamaştıran bitki örtüsüyle değil, yüzyıllardır korunan özgün inançları, köklü kültürü ve aydınlık insanıyla Türkiye’nin en merak uyandıran, en sıra dışı rotalarından biridir.Keşfedilmeyi bekleyen bir cennet olan Tunceli’yi bizimle adım adım keşfetmeye başlıyoruz sırası ile Munzur Vadisi Milli Parkı: Türkiye’nin en büyük ve en zengin milli parklarından biri. Sarp kayalıklar, asırlık meşe ormanları ve nehir kenarında vadi boyunca yapacağımız huzur dolu yürüyüşler.  Efsanevi Munzur Gözeleri: Dağların kalbinden fışkıran, buz gibi ve tertemiz suların oluşturduğu, bölge halkı için kutsal kabul edilen o meşhur doğal su kaynakları ve huzur veren atmosferi. Ovacık Yaylaları ve Doğal Yaşam: Türkiye'nin en temiz havasına sahip bölgelerinden biri olan Ovacık’ta, doğanın saflığına tanıklık edecek ve meşhur organik Ovacık fasulyesi ile balını yerinde tanıma fırsatı bulacaksınız. Kutsal Ziyaretgahlar ve İnanç Kültürü: Bölgenin yüzyıllardır yaşatılan Alevi-Bektaşi kültürünü, doğaya ve canlıya olan derin saygısını, asırlık cemevlerini ve inanç ritüellerini uzman rehberlerimizden dinleme ayrıcalığı sonrasında Tunceli ve Elazığ turlarımızın en keyifli, en nostaljik ve görsel şölen dolu anlarından birine hazır olun! Keban Baraj Gölü’nün masmavi suları üzerinde gerçekleştireceğimiz Pertek Feribotu yolculuğu, sadece iki şehri birbirine bağlayan bir ulaşım değil; ruhunuzu dinlendirecek benzersiz bir seyir terası deneyimi yaşayarak suların ortasında martı sesleri eşliğinde ilerlerken, tarihin ve doğanın kucaklaşmasına tanıklık edeceğiniz bu harika geçişi bizimle birlikte yaşadıktan sonra konaklamak üzere otelimize geçiyor akşam yemeklerimizi aldıktan sonra istirahat  ediyoruz

KONAKLAMA : Elazığ White Line Boutique Hotel

7. Gün: Elazığ | Harput Antik Kenti | Eğri Minareli Harput Ulu Camii | Hazar Gölü ve Batık Şehir | Tarihi Kapalı Çarşı | Battalgazi (Eski Malatya) | Somuncu Baba Türbesi | Görkemli Günpınar Şelalesi | Kudret Havuzu | Tarihi Zengibar Kalesi Kapısı

Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra Anadolu’nun en köklü kültür havzalarından biri olan, mertliğin ve samimiyetin sembolü  Gakgoşların yurdu Fırat ve Dicle nehirlerinin hayat verdiği bu bereketli topraklar; binlerce  yıllık geçmişe sahip antik kenti, UNESCO adayı kültürel mirası, dünya çapındaki baraj gölleri ve damak çatlatan mutfağıyla Elazığ keşfetmeye başlıyoruz Kadim Harput Antik Kenti: Elazığ’ın ruhu ve açık hava müzesi. Urartulardan Osmanlıya kadar uzanan tarihi dokusuyla Harput Kalesi (Süt Kalesi), asırlık camiler ve türbeler arasında unutulmaz bir tarih yolculuğu .Eğri Minareli Harput Ulu Camii: Pisa Kulesi’nden daha eğik olduğu tescillenen, Selçuklu döneminden günümüze uzanan asırlık tuğla minarenin gizemli ve büyüleyici hikayesi. Hazar Gölü ve Batık Şehir: Doğu Anadolu’nun gizli denizi! Masmavi sularının altında saklı kalan antik "Batık Şehir" kalıntılarını seyredeceğiniz, etrafı dağlarla çevrili muazzam bir doğa harikası.Harput Kürsü Başı Kültürü: UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan, Elazığ’ın o yanık ve asil makam melodilerini dinleyeceğiniz, hikayelerle dolu otantik bir kültürel deneyim. Tarihi Kapalı Çarşı ve Alışveriş: Elazığ’ın yöresel kalbi. Meşhur Orcik (cevizli sucuk), badem şekeri, Ağın leblebisi, dut kurusu ve tescilli öküzgözü üzümlerinden yapılan doğal ürünleri yerinde bulabileceğiniz rengarenk bir pazar yeride keşfettikten sonra Tarihi Battalgazi (Eski Malatya): Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan ve çinileriyle göz kamaştıran Battalgazi Ulu Camii, Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı ve zamana meydan okuyan tarihi surlar arasında nostaljik geçiş (panoromik) sonrasında Somuncu Baba Külliyesi ve Türbesi Anadolu’nun en büyük manevi mimarlarından Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Hazretleri’nin türbesi. Tohma Vadisi’nin kalbine kurulu olan bu külliyede, su sesi ve kuş cıvıltıları eşliğinde ruhunuzun dinlendiğini hissedeceksiniz. Görkemli Günpınar Şelalesi: Türkiye’nin birkaç katlı en güzel şelalelerinden biri. Metrelerce yükseklikten kaya bloklarının arasından dökülen suyun serinliği ve oluşturduğu görsel şölen eşliğinde unutulmaz fotoğraf kareleri yakalayacaksınız.Kudret Havuzu: Kanyonun içerisinde, kayaların arasından çıkan ve dört mevsim 22 derece sabit sıcaklığa sahip olan şifalı doğal kaynak sularından oluşan havuzların mistik atmosferini görme fırsatı.Tarihi Zengibar Kalesi Kapısı: Darende’ye tepeden bakan, sarp kayalıklar üzerine kurulu kadim zamanların savunma hatlarından günümüze ulaşan görkemli kale kalıntıları dağların ardında saklı kalmış bu yeşil vaha, kanyonundan yükselen serin havası ve huzur veren manevi iklimiyle seyahatinizin en dinlendirici ve en keyifli anı olarak anılarımıza ekledikten sonra programımızı tamamlayıp Keyifle geçen, heyecan ve dostluk dolu seyahatimizin ardından Serik, Manavgat, Alanya ve Antalya yönüne doğru geriye dönüş yolculuğumuz başlıyor. Gece boyu sürecek konforlu yolculuğumuzun ardından, sabahın ilk saatlerinde sizleri almış olduğumuz duraklara bırakarak vedalaşıyoruz.Evlerinize ulaştığınızda yüzünüzde tatlı bir tebessüm, heybenizde ise ömür boyu unutulmayacak anılar kalması dileğiyle...

Merit Tur ailesi olarak bizlere güvendiğiniz ve bu güzel yolculukta bizlere ortak olduğunuz için tüm misafirlerimize canıgönülden teşekkür ederiz. Bir sonraki rüya rotamızda, yeni keşiflerde ve yepyeni hikayelerde yeniden buluşmak üzere; şimdiden hepinize keyifli dinlenmeler ve iyi uykular dileriz!

Fiyata Dahil Olan Hizmetler

  • Ulaşım
  • Profesyonel Rehberlik hizmeti
  • 5 gece otellerde konaklama
  • Otellerde alınan 5 sabah kahvaltısı 4 akşam yemeği
  • Seyahat sigortası


Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

  • Otel dışında alınacak olan yiyecekler 
  • Yemekli Kafkas gecesi
  • Müze ve örenyeri girişleri
     

Fiyatlar

Yorumlar


OTOBÜSLÜ DOĞU ANADOLU TURU HakkındakiDüşünceleriniz

Bu tur için toplam puanınız

Tur ne kadar eğlenceliydi?

Rehberler ne kadar ilgiliydi?

Oteller / yemekler nasıldı?

Tur güzergahı nasıldı?

Ad Soyad

Tur Hakkındaki Yorumunuz

Tur Hakkında Genel Bilgilendirme



Tur Hareket Detayları

Kalkış Yerleri:
Alanya Manavgat Serik Antalya Konya
Tur Hareket Tarihleri:

İptal Şartları