Bizimle Tatile Hoş geldiniz
Doğu Karadeniz Batum Gürcistan güzelliklerini beraber keşfedelim
TARİHLERİMİZ
25-26-27-28-29-30-31 MAYIS
8-9-10-11-12-13-14 HAZİRAN
22-23-24-25-26-27-28 HAZİRAN
29-30 HAZİRAN 1-2-3-4-5 TEMMUZ
6-7-8-9-10-11-12 TEMMUZ
13-14-15-16-17-18-19 TEMMUZ
20-21-22-23-24-25-26 TEMMUZ
27-28-29-30-31 TEMMUZ 1-2 AĞUSTOS
3-4-5-6-7-8-9 AĞUSTOS
10-11-12-13-14-15-16 AĞUSTOS
17-18-19-20-21-22-23 AĞUSTOS
24-25-26-27-28-29-30 AĞUSTOS
31 AĞUSTOS 1-2-3-4-5-6 EYLÜL
7-8-9-10-11-12-13 EYLÜL
14-15-16-17-18-19-20 EYLÜL
21-22-23-24-25-26-27 EYLÜL
28-29-30 EYLÜL 1-2-3-4 EKİM
12-13-14-15-16-17-18 EKİM
9-10-11-12-13-14-15 KASIM
29-30-31 ARALIK 1-2 OCAK
Rezervasyonlarınızı formlarınızı doldurduktan sonra iletişim numaralarınızdan bizler tarafından sizlere dönüş sağlayarak sizlere yardımcı olacak olan görevli arkadaşlar ile küçük bir ön ödeme karşılığında gerçekleştirebilirsiniz kalan ödemelerinizi tura başladığınız zaman IBAN& KREDİ KARTI yada NAKİT olarak ödeme imkanınız olacaktır (taksitli çekimleri sistemden tüm ödemeyi yaparak gerçekleştirebilirsiniz)
Tura çıkmazdan 24 saat öncesi iletişim numaralarından sizlere dönüş sağlanarak net alınış ve durak yerleriniz hatırlatılır rezervasyon sırasına göre koltuk numarası verilmekte midi ,mini ve otobüs olmak üzere kişi sayısına göre araçlarla gidilmektedir
ÖNEMLİ
1- Yurt dışı giriş çıkışlarında Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı ile giriş yapılan ülkelerde yeni tip çipli kimlik kartı olmak zorundadır ve tüm yaş gruplarındaki kişilerin kimliklerinde resim olması zorunludur (çoçuk-bebek dahil)
2- Anne ya da babası yanında olmayan 18 yaşından küçük misafirlerimizin yurt dışına seyahat edebilmesi için yasal vasilerinin her ikisi yanında değilse her ikisinden'de, eğer yanında annesi var ise babasından babası yanındaysa annesinden noter onaylı tebliğ/muvafakatname alması zorunludur. Aksi takdirde çıkış işlemi yapamaz.
3- Yurt dışı giriş çıkışlarında pasoport ile giriş yapılan ülkelerde de pasoportlarda ve kimliklerde resim olması önem arz etmektedir çocuklar dahil.
Tur Programı
1. Gün: ANTALYA-SERİK-MANAVGAT-ALANYA-SEYDİŞEHİR-KONYA-ANKARA KULU-AMASYA
Akşam belirlenen saatlerde ve belirlenen duraklarımızda toplanarak gece yolculuğumuz başlıyor
2. Gün: AMASYA - SAMSUN - ORDU
Sabahın ilk ışıklarıyla beraber Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz bölümünde bulunan 7.500 yıllık geçmişi ile birlikte Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Amasya’ya varıyoruz. Yeşil ırmak boyunda bulunan mekanımızda sabah kahvaltısı alıyoruz. (extra) kahvaltımızın ardından Sivas İli Suşehri İlçesi’nin güneybatısındaki Köse Dağları’ndan doğan 519 km uzunluğunda olan Amasya şehir merkezinden geçerek Ladik Gölü'nden çıkan Tersakan Çayı ve Taşova Erbaa sınırında Kelkit Çayı ile birleşerek Samsun il sınırları içinde Çarşamba’dan Karadeniz’e dökülen Yeşilırmaktan gezimize başlıyoruz.. Yalıboyu Evleri arasında yürüyüş ve fotoğraf molası veriyoruz. Anadoluda Neolitik dönemden günümüze kadar gelen süreç içerisinde, konut mimarisini incelediğimizde Amasya'nın kendine özgü bir mimari geleneğe sahip olduğu görülür. Türklerin Anadolu'ya geldikten sonra geliştirdikleri konut tipleri görülmektedir. Hımış yapı tekniği (ahşap çatkı arası kerpiç dolgu) sık kullanılmıştır. Gezi Yolu’nda bu ünlü tarihçi ve coğrafyacının heykeli bulunmaktadır. Strabon (M.Ö. 63 -M.S. 25) Küçük Asya’nın Karadeniz kıyısında Amasia (Amasya) kentinde doğdu ve hem İskenderiye hem Roma’da öğrenim gördü. En önemli eseri, bilinen tüm Dünya’yı, Mukaddime’sinde belirttiği gibi “kara ve denizdeki şeyleri, hayvanları, bitkileri, meyveleri ve çeşitli bölgelerde görülen başka her şeyi” kapsayan, on yedi ciltlik Geographika’sıdır. Şehrimizin bu güzelliklerini Merit tur rehberi eşliğinde gezerek görüyoruz ve ardından Ferhat tılsımlı aynada Şirin’in resmini görüp ona âşık olan Şapur adlı nakkaşla onu bulmak için Armen diyarına doğru yola çıktıkları Yolda bir dağı kazmakta olan insanlar görerek onların Şirin’in köşküne su götürmek için çalıştıklarını öğrenirler. Ferhat iki yüz ustanın üç yılda getiremediği suyu bir günde Şirin’in kasrına getirir; ikisi birbirlerine âşık olurlar. O sırada Hüsrev de gönlünü kaptırdığı Şirin’i elde etmek için ordusuyla Armen ülkesine” saldırır, Ferhat onlara engel olur. Hüsrev Şirin’in kendisiyle evlendiği haberini Ferhat’a ulaştırır, o da balyozuyla kendini öldürür. Olayları öğrenen Şirin, Ferhat’ın mezarı başında can veren bu iki kahramanın hikayesinin yazıldığı Ferhat ve Şirin Aşıklar müzesini ziyaret ediyoruz ve 1958 yılında Amasya'da kurulmuş olan etnografya, arkeoloji ve mumya müzesi olan Türkiye'de mumya bulunan ender müzelerden biri olan Müze bahçesindeki I. Mesud türbesinde sergileen XIV. yüzyıla ait en ilgi çeken mumyalar bulunan Amasya müzesini ziyaret ediyoruz gezimizin ardından Samsun’a hareket ediyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için adım attığı, Samsun'da bulunan Tütüncü iskelesi Bugün İlkadım ilçesindeki Yabancılar Çarşısı'nın hemen önünde halka açık bir şekilde balmumu heykellerle süslenerek sergilenmektedir ardından Onur Anıtı, Samsun'un İlkadım ilçesindeki Atatürk Parkı'nda yer alan ve şehrin simgesi hâline gelen anıt. Avustralyalı heykeltıraş Heinz Kreppel tarafından 1928-1931 yılları arasında yapılan Onur Anıtı, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi başlatması anısına, Samsun halkı tarafından yaptırılmış ve Atatürk Parkı içerisine yerleştirilmiş. Kaidesinin dört yanında dönemin ruhunu yansıtan figür ve yazıların yer aldığı anıt, büyüklük ve denge bakımından dünyanın ikinci heykeli onur anıtı önünde de fotoğraf molası verdikten sonra öğle yemeğimizi alarak Bandırma Vapuru ziyaretimiz için hareket ediyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ü 9. Ordu Müfettişi olarak kurmayları ile birlikte İstanbul'dan Samsun'a getiren Bandırma Vapurunu ziyaret ediyoruz. Boztepe’nin yamaçlarına serilmiş olan Ordu’ya hareket ediyoruz Denizden 450 metre yükseklikte olan şehrin tüm güzelliklerini, Karadeniz’in muhteşemliğini Boztepe’den seyretmek üzere isteyen misafirlerimiz ile birlikte belediyenin halka sunmuş olduğu cüzi bir rakamla binebileceğimiz teleferikle BOZTEPE ye çıkıyoruz ve Ordu nun muhteşem görsellerini izleyip fotoğraflarımızı çektikten sonra teleferikle geriye dönüyoruz (İsteyen misafirlerimiz dağ kızağına binebilirler(Extra) konaklamak üzere otelimize hareket ediyoruz ve akşam otelimizden alacak olduğumuz akşam yemeğinin ardından dinleniyoruz
Konaklama: Ordu Çınar hotel-Grand Tesk Hotel VB.
3. Gün: GİRESUN-TİREBOLU-TRABZON –UZUNGÖL-ÇEÇEVA ÇAY BAHÇELERİ
Otelde alacak olduğumuz sabah kahvaltısının ardından Karadeniz Bölgesi'nin doğusunda yer alan ve doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile ön plana çıkan fındığı ile tanınan ve Kirazın bütün dünyaya buradan yayıldığı kabul edilen bir zamanlar Osmanlı'daki idari bölgelerden biri olan Vilayet-i Çepni'nin merkezi olan GİRESUN şehrimize hareket ediyoruz ve şehri gezmeye başlıyoruz. İlk ziyaret noktamız olan Kurtuluş Savaşı'nda Doğu Karadeniz'de faaliyet gösteren mahallî milis güçlerinin reisi ve muhafız taburu komutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Giresunlulardan oluşan muhafız kıtasının komutanı olan ve Giresun halkı tarafından değer verilerek şehrin ortasına anıtı yaptırılan Topal Osman Anıtını ziyaret ediyoruz ardından Tirebolu 42 çay fabrikası ziyaret ve alışveriş için hareket ediyoruz. Kuruluş amacına uygun olarak kalite ve kültürel özelliklerden ödün vermeyen Tirebolu 42 Çay, 6226 m2 alanda; TSE, gıda kalite belgelerine ve en modern teknolojilere sahip, günlük 100 ton çay işleme kapasitesiyle hizmet vermektedir.Fabrika ziyareti tadım ve Alış verişimizin ardından tarihçesi oldukça zengin ve köklü bir geçmişe sahip olan Karadeniz kıyısında, stratejik bir konumda bulunan Trabzon, tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış Bugün zengin tarihi mirası, kültürel çeşitliliği ve doğal güzellikleriyle önemli bir turistik destinasyon olarak bilinen tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Karadeniz'in mistik atmosferiyle birleşen yeşil yaylaları, tarihi yapılarıyla günümüze kadar gelmiş olan Trabzon a hareket ediyoruz.Trabzona varışımızın ardından telkâri yapımı sunumu ve alışveriş yapma imkanı telkâri yapımı gümüş tel işleme sanatı anlamına gelen “telkari”, ince tel haline dökülen gümüşün bükülmesiyle oluşturulan küçük motiflerin bir araya getirilmesi olarak tanınır. Tümüyle el işçiliğine dayalı bir sanattır. Telkari ürünlerinde kesinlikle gümüş dışında herhangi bir maden kullanılmamaktadır. Bu güzel takılar nasıl işlenir diye tanıtan görevli arkadaştan sunumunu dinledikten sonra alışveriş yapmanız için sizlere serbest zaman veriyoruz ve ardından 1584 yılında camiye dönüştürülen ve Türkiye'nin kuzeydoğu kesiminde Trabzon'da bulunan bir Rum Ortodoks kilisesi olan Trabzon Rum İmparatorluğu'nun başkenti olduğu on üçüncü yüzyıla kadar uzanmaktadır. Ayasofya (resmî adıyla Ayasofya Camii) ziyaret ediyoruz Soğuksu semtinde küçük bir çam korusu içinde yer Trabzon eşrafından, ticaret ve bankerlik yapan, Rum asıllı Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak kullanılmak üzere yaptırılmış Yapımına 1890'da başlanıp 1912'de tamamlanmış olan Atatürk köşk ziyaretimizin ardından Trabzon ilinde yer alan bir heyelan set gölü olan Çaykara ilçesinin Uzungöl Mahallesi'nde bulunan Yamaçlardan düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuştur hayalen olan gölün en derin yeri 15 m 2004 yılında DSİ'nin gölde gerçekleştirdiği rusubat temizliği sonucunda göl alanı %67 büyümüştür denizden 1.100 metre yükseklikte yer almakta olup Yaban hayatının yaşamasına imkân sağlayan geniş ve zengin bitki örtüsü Tabiat Parkı statüsüne sahip Uzungöl hareket ediyoruz ve sizlere verecek olduğumuz serbest zamanın ardından Rize'nin Çayeli ilçesinde bulunan yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan Çayeli ilçesine bağlı eski adı ‘Çeçeva’ yeni adı ile Haremtepe köyünde bulunan Baklava görünümlü haliyle dikkat çeken bahçenin 50 yıllık bir uğraşın sonucu olduğu belirtilen Haremtepe Çeçeva çay bahçelerine doğru hareket etmek için Çayeli’ne gidiyoruz Çayeli’n de bizi bekleyen dolmuşlar ile (extra) doğru eşsiz manzaralar eşliğinde çay bahçeleri arasında çay bahçelerine ulaşıyoruz çay bahçesi içerisinde fotoğraf molası ve çay kahve içme imkanımız olacaktır Çay bahçesi ziyaretimizin ardından konaklamak üzere otelimize hareket ediyoruz ve akşam otelimizden alacak olduğumuz akşam yemeğinin ardından dinleniyoruz.
Konaklama :Hopa Heyome Hotel-Peronti Hotel VB.
4. Gün: BATUM GÜRCİSTAN-ARTVİN BORÇKA KARAGÖL- AYDER YAYLASI
Otelde alacak olduğumuz sabah kahvaltısının ardından Özerk Cumhuriyeti Acara'nın başkenti olan Karadeniz kıyısındaki liman kenti önemli bir liman ve ticaret merkezi olarak hizmet vermekte olan Subtropikal bir bölgede yer alan Narenciye ve çay gibi tarımsal ürünler bakımından zengin olan Batum Gürcistan’a doğru hareket ediyoruz Gürcistan'ın Batum şehrinde İtalyan tarzı açık bir kamusal alan olan Açık hava kafeleri, otelleri ve alışveriş merkezlerinin bulunduğu Batumi Piazza, meydanı , Gürcistan'ın Batum şehrinde konumlanmış, Yunan mitolojisindeki Kolhisli prenses Media'nın tasvir edildiği anıtı Media heykeli olan (Altın Post) ziyareti sonrası Eski Sovyet Rejimi mimarisi evleriyle çevrili, Batum’un en renkli meydanlarından olan Tiyatro Meydanı, buradaki altın kaplama deniz tanrısı Poseidon/Neptün heykelli çeşmesi ve ardından Batum’un Tiyatro meydanını güzelleştirmekten geri kalmamış Hristiyan olması nedeniyle ilişkileri çevrelerindeki insanlar tarafından hoş karşılanmayan İki aile arasındaki din farklılıkları ve bölgedeki siyasi sorunlar, Nino’nun ailesi, Bakü’de yaşayan Gürcü ailelerle birlikte, Bolşeviklerin yükselişi ve Rus işgali nedeniyle Gürcistan’a dönmeye karar veren Ali ve Nino’nun hayatını anlatan sembolik heykeli ziyaret ediyoruz..Batum Gürcistan gezimizin ardından Sarp Sınır kapısına dönüş yapıyoruz (Vergiden muaf olan bu mağazalardan alışveriş yapabilmek için Duty free mağazalarında alışveriş yapabilirsiniz) ve öğle yemeğimizi almak için Hopa ya hareket ediyoruz. Öğlen yemeğimizi aldıktan sonra Artvin'in Şavşat ilçesinin 25 kilometre kuzeyinde bulunan heyelan set gölü olarak bilinen yamaç araziden kopan heyelan kitlesinin vadi önünü kapaması sonucu çanakta biriken suların birikmesiyle oluşmuş yüzey alanı 5 hektar ve en derin noktası 33 m olan suyu hafif alkali olan Bizleri bekleyen dolmuşlara binerek (extra) Artvin borçka karagöle doğru hareket ediyoruz.eşsiz manzarası yeşili ve doğası ile büyüleyici görünümü göl etrafında yürüyüş ve fotoğraf molası veriyoruz. Karagöl gezimizin ardından Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı deniz seviyesinden 1350 m yükseklikte bulunan Ladin ve Kayın ormanlarıyla kaplı Ayder Yaylasına konaklamak için hareket ediyoruz. Otelimizde alacak olduğumuz akşam yemeğinin ardından dinlenmeye geçiyoruz
KONAKLAMA :Ayder Yaylası Köroğlu Otel, Ayder Hilaz Otel VB.
5. Gün: AYDER YAYLASI-ZİLKALE-PALOVİT ŞELALESİ-SAL YAYLASI-POKUT YAYLASI-HUSER YAYLASI
Sabah otelde aldığımız kahvaltının ardından Ayder yaylasında bulunan dağların tepesinden süzülerek Ayder vadisine dökülen gelin tülü şelalesi fotoğraf molası veriyoruz ve ardından Çamlıhemşin de bizleri bekleyen dolmuşlar (extra) ile yaylalar maceramıza başlayacağız çat vadisi üzerinden birçok diziye eşlik etmiş olan Şenyuva çinçiva köprüsü üzerinde fotoğraf molası devamında Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi sınırlarında, Fırtına Deresi Vadisi’nde yer alan, ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen Zilkale ziyareti ve çay kahve içme imkanı Önemli bir kervan yolunun üzerinde bir uçurumun tepesine kurulu, garnizon binalarının bulunduğu antik kale yeşillikler arasından devam ederek palovit şelalesine ulaşıyoruz ve fotoğraf molası veriyoruz ardından eşsiz manzaralar eşliğinde Pokut yaylası Rize ilinin Çamlıhemşin ilçesine bağlı bir yayladır. Ortan köyü,Makrevis köyü ve Konaklar mahallesi sakinleri tarafından kullanılmaktadır.Pokut yaylasından hem Amlakit ve Hazindağ yaylalarını hemde Sal yaylasının o muhteşem manzarasını görebilirsiniz.2030 rakımda yer almaktadır. Pokut Yaylası'nın yerleşim tarihini bölge halkıda bilmemektedir fakat araştırmalarım ve edindiğim bilgilere göre bazı yaylaların tarihi 16. yy'a kadar dayanmaktadır bazı yaylaların ise 18.yy'larda keşfedildiği bilinmektedir. Pokut yaylasının keşfedilme tarihi ortalama 1750 yıllarını kapsamaktadır. 1800 rakım ve üzeri ağaç yetişmemesine rağmen Pokut yaylasında ağaçlar zirvelere kadar ulaşmaktadır.
Yaylaların kullanım şekli bölgede her köye ait yaylalar olduğu için başka köy halkı gelip bu yaylada yaylacılık faaliyeti yapamamaktadır. Pokut yaylasında ortalama 25'e yakın yayla evleri vardır. Ama %80'i kullanılmamaktadır sadece yaylacılık faaliyetine devam eden birkaç ev ve turizm işi yapan 4,5 ev haricinde açık ev bulunmamaktadır.
Yeşilin her tonunu görebileceğiniz,çam ağaçlarıyla kaplı dağların arasında kalabalıktan uzak kuş,köpek ve inek seslerini sadece duyabileceğiniz cennet gibi bir yer Pokut Yaylası gezimizin ardından Sal Yaylası Rize ilinin, Çamlıhemşin ilçesinde bulunan bir yayladır. Rakımı 2070'dir. Pokut Yaylası'nın yanında yer almaktadır. Yaylada bulunan evler Hemşin mimarisine göre inşa edilmiştir. Yaylanın bulunduğu bölgede herhangi bir dere ya da nehir bulunmamaktadır yaylalar gezimizin ardından Çamlıhemşin’e geri dönüyoruz ve fırtına deresi üzerinde bulunan macera ve adrenalin dolu zıplayın ve dev salınacak maceramızı gerçekleştiriyoruz ardından Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi sınırlarına bağlı olan huser yaylası diğer adı ile bilinen (bulut denizi veya sis bulutu) Ortalama 2400 rakıma sahiptir. Huser yaylası Açaba ve Uğrak köylüleri'nindir. Sadece Açaba'lılar yaylacılık yapmaktadır. Hane sayısı 45-50 civarındadır. Mayıs ayı sonunda hayvancılık yapanlar huser yaylasına göç ederken Ekim ayından sonra herkes kendi köyüne göç etmektedir. Kışın yaylada yaşam yoktur. Bölgenin en manzaralı yaylasına sahip olup, ziyaretçilerin en keyif aldığı yaylalardan birisi olan huser yaylası ziyaretimiz ardından konaklamak üzere Ayder yaylasına doğru hareket ediyoruz ve otelde alacak olduğumuz akşam yemeğinin ardından istirahat ediyoruz(isteyen misafirlerimiz ile birlikte Ayder Yaylası zirvede akşam canlı müzik eşliğinde eğlence mekanına gediliyor(extra)
KONAKLAMA :Ayder Yaylası Köroğlu Otel, Ayder Hilaz Otel VB.
6. Gün: RİZE-SÜRMENE- MAÇKA-SÜMELA MANASTIRI-GÜMÜŞHANE-SİVAS
Sabah otelde aldığımız kahvaltının ardından Rize bezi tanıtım ve alış veriş imkanı Kökü 15 yy kadar uzanmakta olan günümüze kadar icra edilen ve yaşatılan geleneksel el sanatı olan Kendir ipinden el tezgahında dokunan Rize Bezi dokuma Bez ayağı örgü şekli ile örülen Doğal kendir ve pamuk ipliklerinden dokunan yöresel bir ürün olan Feretiko Hint keneviri ipinden el tezgâhında dokunan bir kumaş türü Özellikle Rize'de üretilmesinden ötürü "Rize bezi" diye de bilinen Fabrikayı ziyaret ediyoruz ardından sürmene ye doğru harekete geçiyoruz 15–20 cm uzunluğunda, kesici ve tutamak arasındaki kısmın oyularak işlendiği yuvarlak veya keskin uçlu bir bıçak türü olan en az Bizans döneminden beri Sürmene'de yapılmakta olan Geleneksel Sürmene bıçağı tanıtımı sunumu ve alış veriş imkanı için sizlere serbest zaman veriyoruz. Trabzon'un Maçka ilçesindeki Altındere Vadisi Millî Parkı sınırları içerisinde yer alan Meryem Ana Deresi'nin batı yamaçlarında yer alan, Kara tepesinin üzerinde ve deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte konumlanmış Rum Ortodoks manastır ve kilise kompleksi olan 1923 yılında Rum Kırımı ve Mübadele sorunu'ndan dolayı terk edilmek zorunda kalmış Rivayete göre manastır, 370'li yıllarda, rüyalarında gördükleri Meryem'in emrine uyarak buraya gelen Barnabas ve Sophronios adlarında Atinalı iki keşiş tarafından kurulmuştur. Manastırın 13. yüzyıldan itibaren varlığını gelişerek sürdürdüğü belgelenmiş olan Sümela Manastır ziyaret ediyoruz sonrasında maçka da öğle yemeğimizi alıyoruz ve Gümüşhane üzerinden sivasa doğru hareket ediyoruz akşam otelde aldığımız akşam yemeğinin ardından dinlenmeye geçiyoruz.
KONAKLAMA :Sivas Eretna otel VB.
7. Gün: SİVAS-KAYSERİ-KAPADOKYA
Otelde aldığımız kahvaltının ardından sivas meydan da bulunan Çifte Minareli Medrese, il merkezi Tarihi Kent Meydanı'nda bulunmaktadır. Kitabesine göre 1271 yılında Vezir Sahip Şemseddin Muhammed Cüveynî tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu döneminin en anıtsal, aynı zamanda en fazla tahribat ve yıkıma uğramış yapılarından biridir. Günümüze sadece doğu cephe ayakta kalmıştır. 1271 yılında, Anadolu Selçuklu Sultanlarından III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Hamedan yakınlarındaki Burucird'den gelme Muzafferüddin Burucirdi tarafından yaptırılmıştır. İlmiye çalışmaları için medrese olarak yaptırılmış ve devrin pozitif ilimlerinin okutulduğu bina olarak uzun yıllar kullanılmıştır. Sivas Atatürk ve Kongre Müzesi, sivas 'ta bulunan bir müzedir. Daha önce okul olarak kullanılan müze 1887’de öğretime açılmış bir liseydi. Sivas Lisesi, Türkiye'de cumhuriyeti tarihinde de önemli bir yere sahiptir. 4 Eylül 1919'da Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş kararlarının alındığı Sivas Kongresi'ne ev sahipliği yapmıştır Mustafa Kemal Atatürk ve Heyet-i Temsiliye'nin bir süre karargâh olarak kullandıkları ve o tarihlerde Sultani (lise) olan bina; Sivas Kongresi'nin 4-12 Eylül tarihleri arasında burada toplanması ile tarihsel bir kimlik kazanmıştır. Kongre zamanında on iki sınıflı olan okul, Türkiye'de cumhuriyetin ilanı ile birlikte sultânîlere "lise" adı verilmesi kararı üzerine 1924 yılından itibaren Atatürk’ün direktifi üzerine de Sivas Lisesi adını almıştır. Atatürk Kongre Müzesi Mustafa Kemal Atatürk ve Heyet-i Temsiliye tarafından 2 Eylül-18 Aralık 1919 tarihleri arasında “Milli Mücadele Karargâhı” olarak kullanılmıştır. Sivas Müzesi'nde bulunan kitabesine göre bina 5 Ekim 1892 tarihinde Sivas Valisi Mazlum Paşazade Mehmet Memduh Bey tarafından Mülki İdadi Binası olarak yaptırılmıştır. XIX. yüzyıl Geç Osmanlı Dönemi sivil mimarisinin güzel örneklerinden biri olan yapı üç katlıdır. İç avlulu binanın dış cephelerinde taş, iç mekânlarında ise ahşap malzeme kullanılmıştır 1981 yılına kadar okul olarak kullanılan bina onarımı, teşhir ve tanzimi gerçekleştirildikten sonra 1990 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Sivas Atatürk Kongre Müzesi’nde Tarihi Kongre Salonu ve Atatürk'e ait çalışma ve dinlenme odası, kongrenin yapıldığı günlerdeki hali ile muhafaza edilmektedir. Müzede kongre öncesindeki olayların, Mustafa Kemal Atatürk'ün kongre hazırlığı ile ilgili tamimlerinin ve bildirilerinin sergilendiği salon; o zamanki muhaberenin temelini oluşturan telgraf odası; Sivas Kongresi ile ilgili tutanakların yer aldığı salon; merkezi Sivas'ta kurulmuş olan Anadolu Kadınları Müdafa-i Vatan Cemiyeti'ne ait bildiriler ve haberleri içeren belgeler ile İrade-i Milliye Gazetesi'nin basıldığı matbaa makinası ve bu gazeteye ait nüshaların sergilendiği salonlar bulunmaktadır. Müzede ayrıca Sivas Kongresi sırasında ve sonrasında Sivas'ta alınan tüm kararlara ait belgeler; Cumhurbaşkanlığı Köşkü Atatürk Özel Arşivi, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih Komisyonu ve Ateşe Özel Arşivi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı arşivlerindeki belgelerin örnekleri müzede sergilenmektedir sivas gezimizin ardındankayseriye doğru hareket ediyoruz. Kayseri Müzesi 1 Mart 1930'da açılmış, 1937 yılında da müdürlük haline getirilmiştir. H.H.Von der Osten tarafından müzedeki eserlerin kronolojik tasnif ve düzenlemesi yapılmıştır. Bu çalışma tamamlandıktan sonra Kayseri Müzesi yeni düzenlemeyle birlikte 1938 yılında yeniden ziyarete açılmıştır. Kayseri Arkeoloji Müzesi, Hititler'den bu yana bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Kayseri'nin ilk çağlarına ışık tutmaktadır. Kayseri Arkeoloji Müzesi, Orta Anadolu'nun tarihini sunar; Roma heykelleri, Bizans mozaikleri, Selçuklu eşyaları, antik seramikler, taş yazıtlar sergilenir Kayseri Arkeoloji Müzesi gezimizin ardından Hunat Hatun cami ziyareti Alaeddin Keykubad'ın karısı, II. Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hatun tarafından 1237-1246 yılları arasında yaptırılmıştır. Cami, medrese, türbe ve hamamdan oluşan bu külliye, gerek genel görünüşü, gerekse yapılış şekliyle Anadolu'da bulunan Selçuklu eserlerinin en güzel ve en önemli örneklerinden biridir gezimizin ardından öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz isteyen müsafirlerimiz kayseri mantısı, pastırması ve sucuk alış verişi yapabilirler. Ardından Kapadokya ya doğru hareket ediyoruz (panoramik) fotoğraf molası veriyoruz. Kapadokya, 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan bölgedir. Kapadokya, ilk çağda tarihi bir bölgeye verilen isimdir. Kapadokya Nevşehir ili merkez olmak üzere Aksaray, Kayseri ve Niğde illerine uzanan toprakları kapsamaktadır. Bu bölge dünyada benzersiz bir jeolojiye sahip, tarih ve kültürel değerleriyle önemli kültür ve inanç turizmi merkezlerinden biridir. Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler Güvercinlik vadisinde vermiş olduğumuz fotoğraf molasının ardından Manavgat Alanya Serik Antalya ya doğru harekete geçiyoruz ve bir dahaki turda görüşmek üzere siz değerli misafirlerimizi almış olduğumuz duraklara gece saatlerinde bırakarak ayrılıyoruz .
MERİT TURLA İYİ TURLAR DİLERİZ
Fiyata Dahil Olan Hizmetler
- Gidiş dönüş ulaşım
- Profesyonel rehberlik hizmeti
- Acenta Refakatçısı
- Seyahat sigortası
- 5 Gece Otellerde Konaklama
- Otellerde alınan sabah kahvaltısı ve akşam yemeği
- Milli Park girişleri
Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler
- Otel dışında alınan yiyecekler
- Zilkale -Palovit şelalesi :
- Pokut Yaylası -sal Yaylası :
- Huser Yaylası Bulut denizi :
- Karagöl :
- Batum Gürcistan yurtdışı çıkış harcı(devlete ödenen vergi) :1.250tl (değişiklik gösterebilir)
- Çeçeva çay bahçesi :
ÖNEMLİ
1- Yurt dışı giriş çıkışlarında Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı ile giriş yapılan ülkelerde yeni tip çipli kimlik kartı olmak zorundadır ve tüm yaş gruplarındaki kişilerin kimliklerinde resim olması zorunludur (çoçuk-bebek dahil)
2- Anne ya da babası yanında olmayan 18 yaşından küçük misafirlerimizin yurt dışına seyahat edebilmesi için yasal vasilerinin her ikisi yanında değilse her ikisinden'de, eğer yanında annesi var ise babasından babası yanındaysa annesinden noter onaylı tebliğ/muvafakatname alması zorunludur. Aksi takdirde çıkış işlemi yapamaz.
3- Yurt dışı giriş çıkışlarında pasoport ile giriş yapılan ülkelerde de pasoportlarda ve kimliklerde resim olması önem arz etmektedir çocuklar dahil.
4- Koltuk numaraları rezervasyon sırasına göre verilmektedir.
Batum çıkış harç ücreti 1250₺'dir. (Değişiklik Gösterebilir)
EKSTRALAR MİSAFİRİN İSTEĞİNE BAĞLI OLUP MECBURİ DEĞİLDİR..